7 Ocak 2011 Cuma

Hayallerimiz güvencede


Bir banka, hayallerimizin de artık güvence altında olduğunu müjdeliyor.

Ünlü bir mefruşat kuruluşu kasıla kasıla hayatımızı değiştireceğini vaat ediyor.

Bir adam “bendensin” diyor.

Haberleşme tümden işporta, konturlar beleş.

Puan puan üstüne. Şuradan alırsan şu kadar, buradan alırsan bu kadar puan. Alın alın, size bedava para veriyoruz, daha ne istiyorsunuz.

Gel de bu hayatı sevme.

Gel de halinden şikâyetçi ol, mızmızlık yap.

Bir dostum, yirmi iki yıllık külüstürümü değiştirmenin tam zamanı olduğunda ısrar ediyor; eğer herkeslerin binerken burnunu kıvırdığı sevgili arabamı heke ayırırsam, alacağım sıfır kilometre gıcır gıcır bir arabaya bilmem kaç milyar daha öz ödeyeceğimi, bu fırsatı kaçırmam için deli olmam gerektiğini söylüyor. O da yetmiyor, omzumdan tutup sarsarken, “Neredeyse yeni arabanın beşte biri bedavaya gelecek” diye bağırıyor. Bön bön bakışıma fena bozuluyor.

Market kurdu akrabalarımdan biri, haftanın en az iki günü tekmil veriyor sağ olsun. Şu markette bir deterjana bir bedava, öteki markette meyve suyu alana bir paket makarna, yeni açılan bilmem ne pazarında ne alırsan bir milyon, iki alana bir bedava. Liste uzayıp gidiyor.

Daha ne ossun, daha ne istiyonuuuzzzz?

Birbirine beleş bir şeyler vermek için koşuşturan, hatta işi bekârlara eş bulup üste yığınla hediye yağdırmaya vardıran “yardımsever”, “iyiliksever” bir toplumda yaşamanın keyfini duyumsayabiliyor musunuz?

Evet size soruyorum.

Pop star olmak için ter döken, “Bende potansiyel var, ama bedenim engelliyor” diye yakınan engelli genç kardeşim.

Yalnızca ekrandan görme fırsatı verilen gence o dakka tutulan ve “ille de Cemal” diye kıvranan güzel kız.

Hiç görmediği, soluğunu hissetmediği, elini tutmadığı, sıcaklığını duyumsamadığı bir kızı eş olarak almak için kuyrukta bekleyen yakışıklı çocuklar.

Evet size soruyorum, eyi misiniz?

Sokaklara çıkıp “Bu insanlar çıldırmış olmalı”, “Bu insanlar çıldırmış olmalı” diye bas bas bağırmak geliyor içimden. Sonra “Sakin ol oğlum, salaklığın âlemi yok” diye teskin ediyorum kendimi.

Aklıma mukayyet olmalıyım.

Ulu Rabbıma şükürler olsun ki hiç olmazsa birileri de çıkıp hayallerimizi güvence altına almışlar. Ya onu da beleşe dağıtmaya kalksalardı.

Buna da şükür, buna da şükür...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder